Telafer’in Düşüşünden On Yıl Sonra: Yerinden Edilmiş Bir Topluluk, Hâlâ Kayıp Kadınlar ve Dinmeyen Adalet Bekleyişi
15 HAZİRAN 2024 · HUSSEIN MONITOR Telafer’in Düşüşünden On Yıl Sonra: Yerinden Edilmiş Bir Topluluk, Hâlâ Kayıp Kadınlar ve Dinmeyen Adalet Bekleyişi Haziran 2014’te IŞİD, Telafer’i ele geçirdi ve bir topluluğu günler içinde silip süpürdü. On yıl son…

15 HAZİRAN 2024 · HUSSEIN MONITOR
Telafer’in Düşüşünden On Yıl Sonra: Yerinden Edilmiş Bir Topluluk, Hâlâ Kayıp Kadınlar ve Dinmeyen Adalet Bekleyişi
Haziran 2014’te IŞİD, Telafer’i ele geçirdi ve bir topluluğu günler içinde silip süpürdü. On yıl sonra, cinsel köleliğe sürüklenen 400’ü aşkın Türkmen kadın ve kız çocuğu da dahil olmak üzere 1.300’den fazla kişi hâlâ kayıp. Kent 2017’de kurtarıldı. Ancak hâlâ bekleyen aileler için kurtuluş; adalet, geri dönüş ya da yaşananlarla hesaplaşıp huzura kavuşmak anlamına gelmedi.
Haziran 2014: Düşüş
Haziran 2014’ün görüntüleri, o günleri yaşayanların zihninde hâlâ canlı. Musul’dan batıya doğru ilerleyen IŞİD konvoyları. Çöken Irak güvenlik güçleri. Taşıyabildiklerini kamyonlara yükleyerek Kerkük, Erbil ve Türkiye sınırına doğru kaçan aileler.
Musul’un 63 kilometre batısında bulunan, nüfusu 200.000’i aşan ve ağırlıklı olarak Şii Türkmenlerin yaşadığı Telafer, birkaç gün içinde düştü. Ardından yaşananlar sistematikti: erkeklerin kadınlardan ayrılması, kentin çeperlerinde infazlar ve araçlara bindirilerek Musul’a, Rakka’ya ve bilinmeyen yerlere götürülen kadın ve kız çocuklarının organize biçimde kaçırılması.
İzleyen günler ve haftalarda, tahminen 450 Türkmen kadın ve kız çocuğu esir alındı; IŞİD’in Irak ve Suriye’de kontrol ettiği topraklarda cinsel köleliğe, zorla evlendirmeye ve insan ticaretine maruz bırakıldı.
On Yıl Sonra: Sayılar
Aradan geçen on yılın ardından istatistikler, derin ve hâlâ yanıt bekleyen bir kaybın hikâyesini anlatıyor:
- Haziran 2014’te kaçırılan Türkmen kadın ve kız çocuğu sayısı: ~450
- Fidye, kaçış veya kurtarma operasyonları yoluyla geri dönenlerin sayısı: ~44
- Haziran 2024 itibarıyla hâlâ kayıp olanların sayısı: 400+
- Telafer’den olup akıbeti hâlâ bilinmeyen toplam kişi sayısı: 1.300+
- Özellikle Türkmen topluluğuna karşı işlenen suçlar nedeniyle yargılanan üst düzey komutan sayısı: 0
Kadınlar Nerede?
Telaferli ailelerin yakasını bırakmayan bu sorunun kesin bir yanıtı yok. 2014’te kaçırılan kadınlar, IŞİD’in kontrolündeki topraklara dağıtıldı; defalarca satıldı, el değiştirdi ve başka yerlere götürüldü. IŞİD’in toprak kontrolü 2017 ile 2019 arasında çökerken bazıları serbest kaldı ya da kaçtı. Diğerleri Suriye’ye götürüldü. Bazılarının ise hâlâ Suriye, Irak veya başka ülkelerin ücra bölgelerinde IŞİD kalıntıları ya da eski savaşçılar tarafından tutulduğu düşünülüyor.
IŞİD suçlarını soruşturan BM ekibi UNITAD, daha geniş kapsamlı soruşturmasının bir parçası olarak kayıp Türkmen kadınların akıbetini belgelemek için çalışıyor. Ancak UNITAD’ın görev süresinin Eylül 2024’te sona erecek olması nedeniyle, bu takibi sağlayan kurumsal mekanizma ortadan kalkmak üzere.
"Her yıl bir anma töreni düzenliyoruz. Her yıl, kızları eve dönmemiş ailelerin karşısına çıkıyorum. Her yıl soru aynı: Neredeler? Ve her yıl, verecek bir yanıtımız yok."
— Topluluk temsilcisi, Telafer (Haziran 2024)
Geri Dönüş Getirmeyen Kurtuluş
Müttefik grupların desteklediği Irak güçleri, Ağustos 2017’de Telafer’i IŞİD kontrolünden kurtardı. Operasyon hızlıydı ve diğer bazı kurtarma harekâtlarının aksine, kentin içinde nispeten sınırlı sivil can kaybına yol açtı.
Ancak kurtuluş, geri dönüşü beraberinde getirmedi. Kentin geri alınmasından yedi yıl sonra, Telafer’in eski nüfusunun önemli bir bölümü hâlâ dönmüş değil. Bunun çeşitli nedenleri var:
- İşgal ve kurtarma harekâtı sırasında evlerin ve altyapının yıkılması
- Irak hükümetinin tazminat veya yeniden inşa desteği sağlamaması
- Güvenlik kaygıları — IŞİD kalıntıları çevredeki kırsal bölgelerde faaliyetlerini sürdürüyor
- Kayıp aile üyelerinin akıbetinin hâlâ belirsiz olması — kızlarının, kız kardeşlerinin ve annelerinin akıbeti bilinmezken aileler tam anlamıyla geri dönemiyor
- Ekonomik çöküş — yok edilen geçim kaynakları, kapanan işletmeler, yerinden edilmiş olarak geçirilen yıllarda tükenen birikimler
Adalet Açığı
Irak’ın 2021 tarihli Ezidi Hayatta Kalanlar Yasası — dönüm noktası niteliğinde bir düzenleme — IŞİD esaretinden sağ kurtulan Ezidi kadınlara tazminat, psikolojik destek ve yaşadıklarının resmen tanınmasını sağlıyor. Türkmen kadınları ise kapsamıyor. Suçların işlenmesinden on yıl sonra, sağ kurtulan Türkmenler ve kayıp yakınları için eşdeğer bir yasal çerçeve, resmî bir tazminat yolu ya da kendilerine yapılanların resmen tanınması söz konusu değil.
Bu karşıtlık, suçların görece ağırlığını yansıtmıyor. Türkmen kadınlara karşı işlenen suçlar da aynı ölçüde sistematik, aynı ölçüde belgelenmiş ve aynı ölçüde ağırdı. Bu durum, siyasi ilginin ve uluslararası alanda daha az savunucuya sahip olmanın bedelinin bir yansıması.
Haziran 2024 Ne Anlama Gelmeli?
Onuncu yıl dönümleri, hesaplaşma anlarıdır. Vaat edilenlerle yerine getirilenler arasındaki mesafeyi, 2014’te uluslararası alanda dile getirilen öfke ile 2024’te sağlanan kurumsal destek arasındaki farkı ölçme fırsatı sunar.
Bu ölçüte göre değerlendirildiğinde, ortaya çıkan tablo hayal kırıklığı yaratıyor. 400’den fazla kadın hâlâ kayıp. Duhok ve Erbil’deki yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplara sığınan aileler hâlâ orada. Yasal çerçeve Türkmen topluluğunu dışarıda bırakıyor. Hesap verebilirliği sağlaması beklenen BM organı ise üç ay içinde kapılarını kapatıyor.
Ancak onuncu yıl dönümleri, aynı zamanda kararlılığı yenileme anlarıdır. Telaferli aileler aramaktan vazgeçmedi. Sağ kurtulanlar konuşmayı bırakmadı. Ve on yıl boyunca titizlikle toplanan belgeler mevcut. Şimdi gereken, bunları kullanacak siyasi iradedir.
Bir Sonraki Yıl Dönümünden Önce Yapılması Gerekenler
- Ezidi Hayatta Kalanlar Yasası’nı, 2026’daki beşinci yıl dönümünden önce, sağ kurtulan Türkmenleri ve diğer azınlık mensuplarını da kapsayacak şekilde değiştirmek
- Uluslararası destek ve finansmanla, kayıp Türkmen kadınları aramaya özel bir mekanizma kurmak
- UNITAD’ın delil devrini, tanıkları koruyacak ve gelecekteki yargılamalara imkân verecek şekilde tamamlamak
- Telaferli ailelere yıkılan mülkleri, kaybettikleri geçim kaynakları ve kaçırılan sevdikleri için sağlanacak tazminatlar konusunda ciddi görüşmeler başlatmak
Bağımsız Araştırma & Analiz
Hussein Monitor
2014’ten bu yana Telafer’in ve Irak Türkmen topluluğunun tamamlanmamış hikâyesini takip ediyor. Eski UNAMI İrtibat Görevlisi Hussein Zainulabdeen tarafından hazırlanıyor.
Hussein Monitor’ı ziyaret edin → Substack’te abone olun
